Ana içeriğe atla

Sasa Sunar: Dead Drops


Aram Bartholl "birçok şeyle" ilgili projeler üreten bir blogger. Onun son ve belki de en ilginç projesi ise "Dead Drops". Projenin tanımı ya da amacı kamusal alanda serbestçe, çevrimdışı, "peer-to-peer" (kötü bir çeviri yapmaktansa ingilizcesini yazıyorum) dosya paylaşımı. Aram'ın bu projesi aynı zamanda bir duvar, sokak sanatı. Sırf görsel olarak duvardan çıkan bir usb çubuk ucu bile iş görüyor ama projede paylaşılabileceklerin sınırı yok. Bunun için yöntemi, herkesin ulaşabileceği ama biraz da gözden uzak yerlere usb çubuklarını yerleştirmek. Aram az da olsa "inşaat" bilgisiyle yerleştirdiği usb çubuklarına ilk olarak projesini anlatan yazısını, inşaat tekniklerini, diğer dead drops'ların yerlerini yüklemiş. Aram proje için aynı zamanda bir de manifesto yayınlamış. Ve dead drops yerlerinin, dosyalarının, çoğalması ve dolaşması için bekleyiş başlamış.


Aram'ın projesine ve bloğuna buradan ulaşabilirsiniz.

Sasa'nın görüşleri:
Açık konuşmak gerekirse bu projenin içeriği beni hiç ilgilendirmiyor. Aram bu projenin altını muhtemelen (yazılarında çok da derin bahsetmese de) bir çok "klişeyle" (global yazsam yeter herhalde) doldurmuştur. Bana asıl ilginç gelen ve iştahımı kabartan ise sadece sokak sanatı olarak bile ilgi çekici olan bu projenin potansiyeli. Öncelikle müthiş bir reklam yöntemi. İçerik olarak sonsuz seçeneğiniz var. Reklamı alma yönteminiz çekici. Duvara diz üstü bilgisayarınızı dayayıp içinde ne olduğunu bilmediğiniz, merak ettiğiniz dosyalara ulaşıyorsunuz. "Dead Drops" yerlerini bulmak bile eğlenceli ve heyecanlı. Projeyi unutun ve bir reklam kampanyası için şifreli ya da zorlaştırılmış, haylaz bir haritada, hele İstanbul'da, usb çubukları aradığınızı düşünün. Denk gelmek daha da heyecanlı. Merak, süpriz unsuru, heyecan, şehri gezmek için bahane, teknoloji... hepsi çok ilgi çekici. Ya da "havalı" bir tasarım stüdyosu (aklıma ilk bu geldi) düşünün. Dimdik soğuk bir bina. Kapıda sadece bir tabela ve iki yanında duvardan "sarkmış" iki usb çubuk. Stüdyonun bilgileri, işleri, projeleri. Birisi bunlara el atacak ama...

4empire of the sun - country

Yorumlar

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…