Ana içeriğe atla

Hayal-Et Yapılar


Taksim'deki Topçu Kışlası yıkılıp yerini Gezi Parkı almasaydı, Taksim Meydanı nasıl bir yere dönüşecekti? Peki, Ayasofya'nın doğusunda 19. yüzyılda inşa edilen dev cüsseli Darülfünun binası yanmasaydı bugün nasıl bir etki bırakacaktı? Böyle bir binanın bugün aynı yerde yapılması kuşkusuz sert tartışmalara sebep olurdu. Ya da ironik olarak bir başka yıkım sonucu, Atatürk Bulvarı yıkımları sırasında ortaya çıkarılan ve Ayasofya ile yaşıt Polyeuktos Kilisesi günümüze kadar ulaşsaydı...?

Galata surları

Günümüzde var olmayan fakat İstanbul'a damgasını vurmuş 12 yapının, bilgisayar ortamında canlandırılarak "bu yıkımlar olmasaydı şu anda ne durumda olurdu?" sorusuna cevap vermek için hazırlanmış bu sergi, 23 Aralık tarihine kadar Taksim Cumhuriyet Sergi Salonu'nda. Sergi fikir olarak çok iyi, hatta fikri ilk duyduğumda inanılmaz heyecanlanmıştım.


Taksim Kışlası

Fakat uygulama için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kapsamlı bir tarih ve modelleme çalışması sonucu oluşturulan eserler sadece duvara yapıştırılan fotoğraflarla sergilenmiş. Aynı tarihlerde, Tophane binasında sergilenen "Mimar Sinan Palladio'yu ağırlıyor" sergisinde Palladio'nun eserleri (hatta yapılamamış ve sadece tasarı halinde olanları bile) maketlerle uygulamaya dökülmüş. Hayal-Et Yapılar sergisinde ise en ufak maket veya görsel bir video göremiyoruz.

Ayestefanos Anıtı

Serginin ana yöntemi, yıkılmış olan yapıların şimdiki kent dinamiklerinde nasıl kullanılacağını sorgulamak. Her tarihi yapıyla ilgili (genellikle) üç proje öne sürülüp, sonuçlarına dair tahminlerde bulunulmuş. Mesela hemen hemen hepsi yol yapımı yüzünden yıkılmış Direklerarası'na getirilen çözümlere bakalım.

oryantalist kent

1.Oryantalist kent: Osmanlı'ya ait yapılar günümüzde genellikle yapılış amaçlarına tamamen ters işlevlerde kullanılıyor. Bir şekilde turistik bölgeyse, tursitler için yaratılan kurgusal imaja uygun fesli, yelekli satıcıların oryantal İstanbul'u arayan turistlere ucuz halılar ve gülünç takkeler sattığı dükkanlara dönüşüyor. Direklerarası yıkılmayıp günümüze gelseydi o da oryantalist İstanbul imajına arka fon olur muydu?

boş zamanların kenti

2.Boş zamanların kenti: 20. yüzyılın başlarında İstanbullular'ın başlıca eğlenceleri tiyatrolar, kantolar, operetler ve orta oyunu iken sinemanın popülerleşmesi ile mekanlar birer sinema salonuna dönüşmüştür. Bir zamanlar şehrin en kalabalık eğlence mekanı olan Direklerarası'nın yıkılmasiyla birlikte İstanbul eğlenceleri Beyoğlu'nda gelişmeye ve değişmeye devam etmiştir. Peki Direklerarası yıkılmayıp Beyoğlu'ndaki dinamik eğlence anlayışına rakip olabilir miydi?

kolektif hatıraların kenti

3.Kolektif hatıraların kenti: Batıda çağdaş tiyatro mimarisi seyirciyi daha fazla içine alan, daha farklı sahnelemelere imkan veren mekan arayışlarına koyuldu. Bunun sonucunda günümüzde tiyatro sokaklara, garajlara ve apartman dairelerine kadar girdi. Türkiye'de ise tersi bir durum söz konusu. Tiyatronun başlangıç noktalarından sayılan Direklerarası'nda tiyatro sahnelemek için gerekli şey "iki kalas bir heves" idi. Batılı anlamda tiyatro sahneleri ise daha çok Beyoğlu bölgesine yayılmıştır. Direklerarası yıkılmadan bir bütün olarak gelebilseydi, sahnelerini tekrar sanatçılar, sokaklarını da dünyanın her yerinden gelen tiyatro meraklıları doldurur muydu?


Serginin sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

  1. 12 yapı Antiochos Sarayı, Polyeuktos Kilisesi, Galata Surları, Çandarlı Hamamı, İncili Köşk, Direklerarası, Sadabad Sarayı, Taksim Kışlası, Eski Çırağan Sarayı, Darülfünun binası, Ayastefanos Anıtı ve Levent İlaç Fabrikası’ndan oluşuyor

    YanıtlayınSil
  2. Ayastefos Rus abidesi yıkılmayaydı...

    YanıtlayınSil
  3. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  4. lan ne demek yıkılmayaydı? rus işgalinin türk ün bağrına sapladıgı bir hancer olan bu anıt elbette yıkılacaktı, idraksizler.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…