Ana içeriğe atla

Hızlandırılmış İzmir Turu 1: Alsancak Stadı


Hızlandırılmış İzmir turumuza şehrin en güzide yerinden, nev-i şahsına münhasır Alsancak Stadı'ndan başlıyoruz. "Aklı başında" tüm İzmir takımlarının maçlarını yaptığı stat, komünizmden (sanki) kalma büyük, şatafatlı İzmir Atatürk Stadı'nın anti-tezi gibi (tribünler Atatürk Stadı'nda sahaya ne kadar uzaksa burada o kadar yakındır).

kapasite 15.000
soldaki Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü binası


Ülkemizde ilk kez İzmir'de oynanmaya başlanan futbol sevilip, yayılmaya başlayınca Rum kulüpleri de kendilerine oyun alanı yaratma çabasına girerler ve hemen Rum mahallesi yanındaki bu çok eski mezarlık alan, 1910'ların başında futbol sahasına dönüştürülür ve küçük bir tribün de inşa edilir (Kaynak: Yeni Asır). Günümüzdeki haline (en azından kapalı tribün) 1929'da (Fiyapı İnönü Stadı'ndan 10 yıl daha eski) kavuşan tarihi stat, Altay, Karşıyaka, Göztepe, Altınordu ve İzmirspor gibi takımlara ev sahipliği yaptı. Ayrıca bu statta Marsilya, Roma, Benfica, Atletico Madrid, 1860 Münih gibi o dönemin Avrupa devleri ağırlanmıştır (hatta Göztepe'nin tezahüratlarında da bahsedilen meşhur Uefa yarı finali de bu statta oynanmıştır).

bir zamalar Alsancak...


Alsancak'ın en büyük avantajı, şehir merkezinde oluşu ve tribünlerin sahaya yakınlığıdır. Numaralıda oturup şeref tribünündeki "celebrity"leri rahatça gözleyebilir, hatta efsanevi "Ege Bölgesi'nden sorumlu Trt radyo spikeri" Murat Ünlü'yü ("mikrofonlarımız İzmir'de" lafından hemen sonra sesi refakat ederdi) maç anlatırken görebilirsiniz. Ünlü repliği "yaaaandaan dışarıdaaaa"yı duyduğunuz anda, topun ne kadar uzaktan geçtiğini görüp, mübalağalı anlatımıyla bizi yıllarca radyo başında boşuna heyecanlandırdığına tanık olabilirsiniz.

şu anda Altay'ın stadı

Stadın (seyirciye saygıdan olsa gerek) kale arkaları yoktur. Bir tarafında Gençlik Ve Spor İl Müdürlüğü binası, diğer tarafında ise ağaçlık alan (9 Eylül Üniversitesi'ne ait) bulunmaktadır. 80'li ve 90'lı yıllarda (İzmir takımlarının birinci ligde oynadığı güzel zamanlar) televizyondan izlediğimiz Altay veya Karşıyaka maçlarında, bu binanın balkonunda masa kurup maç izleyen, boş boş dolaşan insanları görünce hep şaşırırdım. Kimine "bir tarafı apartman, diğer tarafı bostan" dandik bir stat gibi gelebilir, ama Türkiye'nin "gerçek futbol başkenti" İzmir'in şatafatlı günlerini hatırlatan son kaledir Alsancak.

Ankara taraftarları boş durmamış
İzmir usulü stencil

Ali Sami Yen gibi, Alsancak Stadı'nın da yerinin merkezi oluşu, belediye dahil birçok grubun iştahını kabartıyor. Buca Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde, İzmir'in sembolü olan Saat Kulesi'nin devasa boyutlarda (dünyanın en yüksek on heykelinden biri olan "Atatürk Rölyefi" de bu Belediye Başkanı'nın eseridir) bir modelinin Alsancak Stadı'nın bulunduğu alana inşa edilmesi projesinden söz ederken; Altay Kulübü yönetimi de stadın benzerini (şu sıralar "benzerini inşa etme" çok popüler bir bahane) Gaziemir'de inşa edip, şimdiki alana iş merkezi ve rezidans yapılması projesini ortaya attı.

Altay taraftarlarları

2010 "ağır siklet statlarımız" için tam bir kabus senesi oldu. Yerine rezidans dikilecek olan Ali Sami Yen'in kapatılıp, Türkiye'nin en eski statlarından İnönü'nün isminin Fiyapı'ya çevirilmesinden sonra, neredeyse asırlık Alsancak Stadı'nın da isminin "Folkart Arena" olarak değiştirildiği söylentileri doğrulandı. Bu üzücü haberin (tabi bunu sevinçle karşılayanlar da var) ardından stada bir Tanıl Bora yazısıyla veda edelim:

"Hayırsever bir futbol gezgini, ‘Türkiye’nin en güzel küçük stadları’ kitabı hazırlayacak olsa, akla ilk burası gelir. Şehrin göbeğinde. tribünler sahaya ingiliz; açık tribündekiler, bir yandan çiğdem çitlerken, diyeceklerini derler hakeme, oyunculara. kapalı tribünün üstündeki balkon, dev bir kaçak kat estetiğidir; ama onun da kendi folkloru var (misafir tribünü orası). bir kale arkası duvar, önünde sıra sıra ağaçlar, sanki küçük bir gezi parkuru. öteki kale arkasında, kunt gençlik spor il müdürlüğü binası. apartman arasında, avluda, bahçede top oynanıyor sanki… tâ 1910’da futbol sahasıydı burası, stad inşası 1929’a uzanıyor. ev sahibi Altay, zaten adı Altay alsancak stadı idi. 15 bin nüfus barındırabilen tarihî stad, tam Buca-Gençler maçının oynandığı gün, bir yıllığına ‘Folkart Arena’ adını aldı, iyi mi?"

yok olmak üzere olan bir kültür: maç öncesi gerçek kumru keyfi

Ocak ayı başında kapatılacak olan Ali Sami Yen ile ilgili eski yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…