Ana içeriğe atla

Endülüs Yazıları 2: Jambona Kul Köle Olmak


Yıllardır dilimde tüy bitti, bir domuz yavru bile olsa sevimli gözükmüyor bana. Müslüman mahallesinde salyangoz satana her daim duyduğum sempatiye rağmen kafamdaki domuz klişesini bir türlü kıramadım. Dinle imanla ilgimi ortaokulda bıraksam ve yıllardır yurt dışında yaşasam da şu domuz etine bir türlü ısınamadım (Sevmiyorum). Ancak herkes bilir ki istisnalar kaideyi bozmaz. Benim bu domuz eti konusundaki tek istisnam ise "jambon".


Penelope Cruz'un ilk filmi (Hatta Havier Bardem'in de ilk filmlerinden) Jamon Jamon (Jambon Jambon diye çevirelim bari) resimdeki gibi tipik bir jamboncuda (Granada'da olsaydı hemen tapas şeklinde servis edilirdi elbette ama film Malaga'da geçiyor) çalışan bir garson kızın aşk hikayesini anlatıyordu. Benim aşk hikayemde bir kız yok ama dekor ve yer aynı. Jambon ve Endülüs. Bir zamanlar tam anlamıyla müslüman mahallesi olan Endülüs'ün domuz jambonuyla ciddi bir aşk yaşadım, itiraf ediyorum.


Bir önceki Endülüs yazımızda değindiğim üzere jambonu Endülüs'te pişmiş olarak da bulmak mümkün. Ancak yılların büyük pastırmacısı olarak jambonu daima çiğ (Ya da tuzda ve baharatta pişmiş mi desek?) tercih ettim. Endülüs'te jambonun Elvis'i ise Alpujarras bölgesindeki köylerde bulunur (Nam-ı diğer Sierra Nevada, en güzel domuz jambonunun müslümanların en son direniş noktası olan yerde olması ironi değildir, tarih böyle bir şeydir işte. 100 yıl önce Yunan devleti kurulmaya çalışılan yerden Ogün Samastlar çıkar).


Alpujarras'da fiyatlar biraz fahiş ancak jambon çok lezzetli. Bir de çevrede çok sayıda aile şirketi ("Ramon Ve Oğulları Limited" tarzı yazılar gördüm) tabelası bana Türkiye'de tarımın ve hayvancılığın çanına ot tıkanmadığı zamanları hatırlattı. İspanyol jambonunun (Jamon Iberico diye de geçer) yanında en güzel şey giden şey sanırım şarap, zira jambon tadılabilecek yerlerde şarap menüleri genelde çok zengin. Yolunuz Endülüs'e düşerse zaten jambona boğulacaksınız ama İspanya'ya giderseniz üşenmeyin ve bir süpermarkette et reyonunda jambon kestirin (Bloğumuz yazarlarından Okan'ın en büyük zevklerinden biri parasını ödemeye yanaşmadan bir başkası için pastırma kestirmektir), farkı (Neyden farkı?, bilemedim) anlayacaksınız.

Yorumlar

  1. kahvaltıya gidiyorum şimdi, canım çok çekti.

    YanıtlayınSil
  2. Yillardir Viyana'da yasamama ragmen domuz etiyle benim de pek aram yoktur,cok yagli gelir bana, ama iyi yapilmis bir "spareribs"... bu kaidemi hep bozar :)

    YanıtlayınSil
  3. bir de domuz kanından yapılmış sosisten bahsediyordun sen. onun tadına bakabildin mi bu gidişinde?

    YanıtlayınSil
  4. o Mallorca işi, kafirliğin son noktası :) yıllar önce yaptım öyle bir hata, bir daha işim olmaz.

    YanıtlayınSil
  5. Dinle aram yoktur benim. Diledigimi yerim ama olaya genel anlamda ET olarak bakip,bazen kotu hissediyorum, neticede bir canliyi yedigim icin ve 'keske vejeteryen olabilseydim' diyorum bazen.

    YanıtlayınSil
  6. @Melange Viyanada varmıdır bilmem ama Almanya'da bazı Meksika Restoran larında 10 euro karşılığında Sparerips için "All you can Eat" günleri var.Dibine vuruyorum tabiki.Almanya'da kahvaltıyı bile sosis ve Bira ile yapan Bayern eyaletinde yaşamanın verdiği etki ile birçok domuz sosisi denedim.Ama Bosna isimli sandviç ve Curry Wurst favorilerimdir.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…