Ana içeriğe atla

Evde Yemek Serisi: Tirit

Daha önce Bakırköy'deki vasatın altındaki tirit maceramızdan bahsetmiştik (Bir de İmerhan'ın Balıkesir turundaki tirit var). Susamsız simitten ve kıymadan yapılan Kastamonu'nun yavan tiridini hiç beğenmediğimizi dillendirmiştik. Tirit de keşkek gibi Anadolu'nun çeşitli yerlerinde değişiklik gösteren bir yemek. Kastamonu ve Balıkesir tiridi dışında hiçbirini yemediğimiz için en iyi şudur! diye havlamayacağız. Fakat çocukluğumuzdan beri sünnet düğünlerinde yemeye alıştığımız Balıkesir tiridinin Kastamonu'nun tiridini donunda sallayacağı kesin. Yemeğin ayrıntılarını İmerhan sizlere güzelce anlatacak. Buyurun başlayalım.

Kuzu Eti Kasabım'dan
Sondan başlayayım. Bizzat yapıp yiyince daha da iyi anladık ki, önceden de söylediğimiz gibi tiridin ekmeği çakal pidesi, bu işin sırrıymış. Bir tabaktaki pide neredeyse bir kilo (Çok abarttım) et suyunu çekip nasıl da gevşemez?! Öyle olunca et suyu dolu pideleri lüpletmek büyük bir haz oluyor ve çok da bereketli oluyor. Fark etmeden o kadar çok et suyu yemiş (İçmiş?) oluyorsunuz ki, bir porsiyonda mide doluyor. 


Yazarken tadı damağımda canlandığından tarife geçemeden tiridi övüp durmaktan korkuyordum. Bir paragrafı da öyle harcadım. Hemen tarife geçelim. Az önce söylediğim gibi mutlaka ve mutlaka "çakal pide"lerden bulmak lazım. Annem bir kere pide bulamayınca bulabildiği en sert ekmeği biraz fırınlayıp öyle denemişti ama orijinalinin yanına bile yaklaşamamıştı. Ekmekler hemen su koyuvermiş, dağılıp gitmişti. İstanbul'da çakal pideye henüz rastlamadık. Ama denemek isterseniz bence en uygun ekmek (Toskana ekmeği bulabilirseniz o iyi olur bence, çok sert çünkü. Ama "butik" fırınlar dışında neredeyse imkansız), yeni keşfettiğim Carrefour'un yuvarlak "ekolojik" ekmeği. Hem sert hem de kabuğu kalın. Bizim kullandıklarımız Balkes'ten ve buzlukta saklanmış. Buzluğun pideye hiç bir olumsuz etkisi yok.


Pideyi bulduktan ya da ikame ettikten sonrası çok kolay. Önemli diğer bir nokta tabiki et suyu. Bunun için de iyi et ve su lazım. Et kuzu eti. Kuzu yemeyen danadan yapsın diyeceğim ama onun yerine tavuktan yapsalar daha iyi. Çünkü haşlanmış dana eti kuzunun yerini hiç tutmuyor. Kuzunun istediğiniz yerini kullanabilirsiniz. Pahalı ete hiç gerek yok. Sadece yanında ilikli kemik olması yeter. Hem kıvam koyulaşır hem de lezzet artar. Biz kuzu boyundan yaptık. İlik bol. Kuzu kokusunu hafifletmek (Çok hazzetmeyenler için) ve lezzeti arttırmak için et suyuna soğan, maydanoz, kereviz sapı, tane karabiber de ekleyin. Makbulü terbiyesiz olanıdır ama hem et suyunun rengi değişsin hem de kıvam biraz koyulaşsın derseniz, un ve biraz limon suyuyla terbiye yapabilirsiniz. Aslında eğer kalırsa ertesi gün et suyundan, mesela arpa şehriyeli, bir çorba yaparken de terbiyeleyebilirsiniz. Et kaynaya dursun. Pideleri küp küp doğrayıp hazırlayın. Bir köşe de beklesinler. Tıpkı Balıkesir mantısı gibi tiride de haşlanmış nohut da yakışır ve çok yerde nohut konur. Bir iki sünnet düğününde nohutsuz yediğimi hatırlıyorum. Ama siz ihmal etmeyin.


Et suyu "fokurdamadan" kaynamaya devam ediyor. Pideler doğrandı sırasını bekliyor. Nohutlar hazır. Her şeyi bir araya getirmeden, yine bence olmazsa olmazlardan, kavrulmuş salça ve kızdırılmış tereyağı kombinasyonunu hazırlayın. Eğer benim ailem gibi takıntılıysanız bunu domates püresinden de hazırlayabilirsiniz. Salça tirit için yeteri kadar iyi değil!?! (Tabi bu zahmetli sosu, ki bir nevi pizza sosu aslında, eskiden yaparlardı. Onlar da salçaya döndü artık) İki avuç pideyi (Benim porsiyonum benim ellerimle "iki avuç") tabağa koyun. Etleri çıkarıp didikleyin. Et suyunu ya süzün ya da soğanlardan ve kereviz saplarından kaçarak kepçeyle dikkatlice alın. Çorbaymış gibi tabağa koyabilirsiniz. Zira siz eti, nohutu, salça sosunu ve en tepeye maydanozu koyana kadar et suyu çoktan pideler tarafından yutulmuş olacak (Çakal pide kullandığınızı varsayıyorum. Aksi halde çok hızlı olmanız lazım). Yapması çok kolay. Çok doyurucu. Ve de çok çok lezzetli. Mutlaka deneyin. 

4keane - spiralling

Yorumlar

  1. o zaman hoşgeldin yemeğim bu olsun İmer. Göster marifetini, yapması senden yemesi benden.

    YanıtlayınSil
  2. o tip pide olmaması durumunda denememiş olsam da sıkı/yoğun bir ekmek hamuru da ince yapılıp fırında pişirilirse de yakın bir sonuç alınabilir sanırım. bir kere yanlışlıkla bu tip bir pide yapmıştım da oradan aklıma geldi;)

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…