Ana içeriğe atla

Emir Kipleri: Bira Özel

İç: Schlenkerla Rauchbier. İşte Bavyera yöresinden şahane bir bira. Bamberg şehrinde 1678 yılından beri üretiliyor. Yoğun tadını, arpa maltının kayın ağacı odununun kömürü ile islenmesine borçlu (Ada viskilerindeki is kokusu bağımlıları için birebir). Tadı çok yoğun olduğundan 2-3 şişe yuvarlamak mümkün değil. Türkiye'de fahiş fiyatlara satılsa da bir kere denemeye değer. Bu arada Amerikan bira bloğunun bu bira ile ilgili ucuz espirisi de şöyle; "Schlenkerla'da o kadar baskın bir yanık tadı var ki, eliniz itfaiyeyi çağırmak için telefonunuza gidiyor"


İstanbul'da şu an için büyük marketlerde bulunamıyor ama en azından Beyoğlu'nda North Shield, Oktoberfest isimli barlarda ve Sıraselviler'de her gitfiğimizde bu kaça, şu kaça diye adama bin soru sorup bize sabırla cevap verdikten sonra hiçbir şey almadan pahalıymış diye çıktığım La Cave şarap ve içki evinden temin edebilirsiniz.

Git: La Cave'ye uzun zaman sonra gururla gidiyorum. Son zamanlarda o kadar çok "bu kaça, şu kaça" muhabbeti yapmıştım ki bira almadan bir hafta önce kuzenimin eline listeyi verip "Ben artık sormaya utanıyorum sen şunların fiyatını soruver" demiştim. İşin pis tarafını kuzenime yaptırdıktan sonra bu hafta La Cave'ye girip şahane biralarımı kaptım. Tabi alışveriş yapabilmenin gururuyla arada 10-15 içkinin de fiyatını sormuştum. La Cave fiyatlarıyla olmasa da içki çeşitliliğiyle İstanbul'da rakipsiz. Envaiçeşit malt viskiyi veya likörü bulabilmeniz mümkün. Son zamanlarda Brooklyn Lager'den Schneider'a birçok ithal bira da getiriyorlar. Gezip görülesi bir mekan.


İç: Schlenkerla Eiche (Meşe) ise aynı markanın bir diğer birası. Kayın odunu dumanında islenen maltlardan yapılan Schlenkerla’nın bu yeni çeşidinde, maltı islemede sadece meşe kullanılmış. İs tadı bunda daha az gelse de altan alta gelen çeşnilerin tadı daha fazla hissediliyor. Buruk bir tada sahip bu bira tüm kış biraları gibi oda sıcaklığına yakın bir derecede içilebiliyor. Kış biralarının en büyük özelliği yaz biraları gibi ferahlamak için değil ısınmak için içilmeye uygun olmaları. Bu sepeledir ki yüksek alkolle (% 8 civarı), yoğun lezzetlere ve kıvama sahiptirler. Su sebeple kışın evde yapılan ağır yemeklere gayet uyumludur. Bir nevi şarapın alternatifidir. Fiyatı Rauchbier versiyonundan bile pahalı.


Oku: Çukurcuma Times'in ilk yazısı bir viski kitabı üzerineydi (Buradan ulaşabilirsiniz). Yakın zamanda aynı yayınevinin bira kitabını temin ettik. World Whisky kitabı dünya üzerindeki hemen hemen tüm viskilere değiniyordu. Beer Book ise bu konuda biraz daha subjektif. Mesela Heineken, Leffe veya Carlsberg gibi büyük markalara hemen hemen hiç değinilmemiş.


Daha çok sevdiği biraların listesini tutmuş yazarımız. Bu vesileyle birbirinden garip Alman, Belçika ve dünyanın dört bir yanındaki lezzetli biralara daha fazla yer ayırabilmiş. Bu kitap sayesinde Bamberg kasabasından haberimiz olurken, onlarca çeşit bira türünün aromasını yapılışını ve tüm özelliklerini öğrenme fırsatımız oldu. Kitabı Amazon'dan temin edebilirsiniz.



Gez: Bamberg'e hiç gitmedik. Galiba uzun süre de gidebilecek durumumuz yok. Burası Münih'in kuzeyinde bulunan küçük bir Bavyera kasabası. Kasaba merkezi UNESCO Dünya Mirası listesinde olup koruma altında. Bamberg'in bizim için özelliği ise ortaçağdan kalma hanları ve şatolarından ziyade dünyanın en önemli isli bira merkezlerinden birisi olması. Şehre günübirlik yapılan bira ziyaretlerinde bir deste bira üretim merkezi gezilip yanında Bavyera mutfağının değişik yemeklerini yiyebiliyorsunuz. Saydığımız bira fabrikaları arasında üstte bahsettiğimiz Schlenkerla'da bulunuyor. Bunun dışında Fassla, Ambrausianum gibi birçok yüksek kaliteli bira üretim merkezinde keyif çatabilirsiniz


Ülke'den Ek: İsli biranın İngiliz versiyonu için Meantime (Geçen barmenden Meanwhile diye istedim yanlışlıkla, epey güldü) mutlaka (Türkiye'de fiyatı fahiş olabilir, zira Kıta Avrupası'nda dahi kallavi bir fiyatı var) denenmelidir. İddia ediyorum, isli olan her şey güzeldir. Şu ana kadar isli somondan, viskiden ve biradan aldığım tatları hayatta çok az şeyden (Abarttım tamam) aldım.

Yorumlar

  1. şimdi bamberg'e gidesim geldi.Münih ve çevresini neredeyse tamamen gezmiş biri olarak Bamber'e gitmemiş olmak benim ayıbım olsun.Gidersem çekeceğim fotolar size nazirem olsun :)

    YanıtlayınSil
  2. aslında oktoberfest ve devamında büyük bir bavyera turu şahane olabilir

    YanıtlayınSil
  3. oktoberfest iyidir ama yakın biryerde konaklamak şartı ile.Malum aşırı alkol tüketimi,park ve taksi bulma sorunu.Bayern turu da fena olmaz.Dachau Nazi kampı,Münih teki müzeler,Almanya'nın en eski şehri olan Augsburg daki tarihi yerler.Tabiki sayısız bira fabrikası

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…