Ana içeriğe atla

Antep Lezzet Turu 2

Antep lezzet turu, birinci günün akşamıyla devam ediyor. Adana'da olduğu gibi gerçek Antep mutfağı evlerden çıkma. Bu yüzden yolumuz Aliler'in evine yöneliyor. Ali'nin annesi tam bir Antep kadını. Hamarat ve mütevazi. Kısa zamanda şahane yemekler çıkarabiliyor. Günün menüsü kabarık. Evde hazırlanmış soğan kebabını fırına veriyoruz. Evde ise bizi başka süpriz bekliyor; Antep usulü kuru biber, patlıcan sarması, yanında ise kalem gibi bol kuyruk yağlı yaprak sarması.

Siparişler binbir türlü. Kimi peynirli, kimi kuşbaşılı
Şehrin her yerinde taş fırınlar var. Mahalle araları birbirinden güzel fırın kokularıyla bezeli. Her Antep fırıncısının birinci vazifesi sipariş üzerine yemek hazırlamak. Mevcudiyetlerinin yegane temeli bu! Akşamüstü buralarda öyle bir yoğunluk oluyor ki fırınların önü buluşma noktalarına dönüşmüş. İnsanlar verdikleri yemekleri beklerken sohbet ediyor, sigara ve çay içiyor.



Fırından pidemizi ve soğan kebabımızı alıyoruz. Soğan kebabına pidemizi banıyoruz. Burada hayatımda yediğim en güzel... ile başlayan cümle kurmayacağım çünkü daha önce sadece bir kez bu kebaptan yemiştim. Soğanlar küçücük olduğundan gazı insanı rahatsız etmiyor. Sarmalarsa kusursuz. İçinde zerre et olmadan, sadece kuyruk yağı ve Antep salçası ile bir dolma bu kadar mı güzel olur? Dolmalar unutulmazlar arasında giriyor ve "en"le başlayan bir başka yemek olarak üzerine çizik atılıyor.



İlk günü iki bölümde zor toparlayabildik. Hatta sarmaların üzerine yediğimiz Antep usulü dondurmadan da bahsedemedik. İkinci gün dondurmayı da ihmal etmeden yine yoğun bir yazı olacak. Şu koşullarda yine tek bölümde kotarılamayacak gibi duruyor. Antep lezzet turundan sağlam çıkabilmenin püf noktasını malesef gezinin tam ortasında çözebildim; Çok fazla şeyden küçük porsiyonlarda yemek! İkinci günün felsefesi bu olacak. Esen kalınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…