Ana içeriğe atla

Euro 2012 Günlüğü 1

Dün gece twitter da "Futbol 22 kişinin oynadığı ve sonunda..." diye yazmış Gary Lineker, kendine atıf yaptığı tweetinde. Evet kazandık, ancak beklentilerimizin neredeyse hiçbiri yoktu sahada... Acemi Mesut, fizik gücü sıfıra inmiş Schweinsteiger, top tutamayan Podolski, gol dışında bir iş yapmayan Gomez. Elbette iki şeyi bekliyorduk; Almanya'nın kazanacağını ve Christiano Ronaldo'nun milli takımdaki klasikleşmiş berbat futbolunu...


Bir garip stadyum
Lviv'e ulaşmam başka bir yazının konusu. 10 saatlik araba yolculuğunun ardına sınırda 3 saatlik bekleme ve ufak bir trafik kazası dahi günümü zehir etmeye yetmedi. Danimarka-Hollanda maçını izledikten sonra Lviv Arena'da yerimi aldım. Her türlü yenilemeye rağmen Karpaty Lviv'in stadı hiç de keyifle maç izlenecek bir yer değil. Akustik berbat, tribünler aşırı dik ve stat yalnızca 30 bin kişi kapasiteli olmasına rağmen sahadan fazlasıyla uzak. Tek iyi yanı gayet hızlı dolması ve boşalması.


Önce Dostluk
Her turnuvada varlar
Şehri doğru dürüst gezmeyen diğer Almanlar (Bloğumuz yazarlarının hepsinin koyu Almanya taraftarı olduğunu söylememe gerek yok) gibi çoşkumu tribüne sakladım sanki. Hayatımda hiçbir Alman'ı, Oktoberfest dahil, bu kadar çoşkulu görmedim. Öyle ki tipik bir Alman'ın gündelik hayatında yapmayacağı her şeyi yaptılar; sandviçler ve biralar paylaşıldı, soyunuldu, küfredildi, sahaya madde atıldı, Türk olduğum için bana sarılanlar oldu... Milli marş sırasında "Deutchland über alles" kısmının gizliden gizliye söylenmesi de dikkatimi çekti. Gol sevincinde ise yanımdakilerle tek vücut olduk ve düzensiz bir halay gibi savrulduk.

Maç sonrası


Portekizli taraftarların azlığı (Okan TV'de görmüsşe de bana az geldi sanki), Almanlar'ın sanırım yol yorgunluğu ve maçın beklenildiği gibi geçmemesi ve sakince dağılmaları nedeniyle şehir gece oldukça sessizdi. Organizasyon ise tam bir rezalet. İlk günden sıfır verdim. Sokaklarda yatanlar, çifte rezervasyon skandalları, çadır kamplarında dahi gecelik 70 euro gibi fahiş fiyatlar istenmesi, kapalı çarşıyı aratmayan satıcılar ve her yerde uzayıp giden kuyruklar (Mc Donalds'ın önünde belki bin kişi vardı).

Yorumlar

  1. valla orada olmayı çok isterdim. allahtan ballandıra ballandıra anlatacak bir kişi var orada. hollanda almanya maçını dörtgözle bekliyorum. daha ne hikayeler çıkacaktır kimbilir. hele hele almanya antremanlarına da girebilirse.. almanya gerçekten çok kötüydü. bastian sakatlıktan çıkamamış. her alman maçının vazgeçilmezi uzaktan şutlar neredeyse hiç yoktu. aynı durum kanat atakları için de geçerli. ve bir de hummels gerçeği var. sahanın yıldızı kesinlikle bu adamdı. trt maçın adamını(seyirci oylarıya) mesut seçse bile kuşkusuz maçın en iyisi hummelsti.

    YanıtlayınSil
  2. Ben de dun bavyeranin kucuk bir kentinde izledim maci ve tam dedigin gibi gunluk hayatta almanlarin kacindigi ne kadar sey varsa yasandi, konvoylar, arabadan sarkanlar yolda durdurup sarilanlar, sanirim adamlarin milliyetciliklerini yasayabilecekleri tek yer bu maclar, finale falan cikarlarsa sehir yikilicak diye korkuyorum

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…