Ana içeriğe atla

Euro 2012 Günlüğü 6

Ve beklediğimiz gibi ölüm grubundan lider olarak çıkıyoruz. Çeyrek finaldeki rakibimiz 2004'teki savunma oyunuyla futbolu seven herkesin öyle ya da böyle sinirini bozan Yunanistan. Bakalım giderek form tutan panzerlere karşı Yunanistan savunması ne kadar dayanabilecek? Çeyrek final maçı 21 Haziran tarihinde Polonya'nın Gdansk şehrinde oynanacak.


Viking'in kartalla imtihanı
Gelelim düne. Lviv'in eski hamam yeni dizayn stadyumu her zaman olduğu gibi tıklım tıklım doluydu. Atatürk Havalimanı'nı aratmayan uzun güvenli kontrolleri nedeniyle canımız sıkıldı. Her ihtimale karşı aldığım şemsiyemi (Nemli sıcak hava her an yağmur getirebilir) kapıdaki görevliye hediye etmek zorunda kaldım. 


Maçtan önce Alman taraftarlar gruplarının cep telefonumu sürekli taciz ettiğini (Şu saatte şurada olunacak, fan zone'da toplantı var, dev forma açılacak gönüllü aranıyor vs. gibi mesajlar) söyleyebilirim. Bu taciz sonuç vermiş gözüküyor. Belki de turnuvanın başından bu yana taraftar desteğinin en fazla olduğu maçı izledik. Yine de Portekiz-Hollanda maçından gelen haberler, Almanya'nın yenilmesi durumunda gruptan çıkamayacak olması ve Danimarka'nın sinir bozucu atakları bir ara tribünlerin tam bir sessizliğe gömülmesine neden oldu. Danimarkalılar zaten baştan sona sessizdiler diyebilirim. Gol sevinci dışında seslerini duymadık.

Şımarık Alman taraftarı
100. maçına çıkan Podolski'nin gol atması bizi sevindirdi ama gol dışında maçta olumlu bir hareket yaptığını görmedim. Bazı sinirli taraftarlar "Alman Messi" Götze'nin hiçbir maçta oynatılmamasını bağırarak protesto ettiler (Bu acayip protesto bana Okan'ın Star Wars Episode 3'ün ardından NTV muhabirinin "Filmi nasıl buldunuz?" sorusuna, "Qui-Gon yok, olmamış" şeklinde yanıtlamasını hatırlattı). Alman taraftarların bir büyük hayal kırıklığı da fikstür nedeniyle İngiltere ile rakip olamamak. Bu kadar vasat bir İngiltere (Artık kağıt üstünde dahi iyi değiller) karşısında ezici bir galibiyet tadından yenmezdi, ama neyse, artık bir sonraki  turnuvaya...

Maç sonu
Heykeller zaferlere alıştı
Oynanan beş maçın artı ve eksilerini kısaca ve kabaca bir değerlendirelim:


Artılar: Hummels'in istikrarı ve başarılı oyunu. Gomez'in Bundesliga'daki performansını sürdürmesi. Sabırlı ve kendine güvenli oyun. Ölüm grubunda çetin rakiplerin hepsinden üç puan alınması, her maçta gol atılması. Neuer ve Boateng grup maçlarında iyi (Ömer Üründül sıfatı) oynadılar.


100. maçını boş geçmedi
Eksiler: Mesut'un formsuzluğu. Klose ve Podolski'nin önceki turnuvaların aksine yeteri kadar katkı sağlayamaması. Schweinsteiger'in (Belki de uzun süren sakatlığı nedeniylebir iyi bir kötü oynaması. Bir de 2010'daki Müller'i arar olduk, dün Guiza gibiydi.

Yorumlar

  1. yıllar önce keşfettiğimiz bender'in burada gol atması keyfimizi katladı.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…