Ana içeriğe atla

Kafkasya Günlüğü 1: Batum

Biz Türkler genelde az seyahat ederiz. Yurt dışına ilk çıkışımız ise, eğer Almanya'da akrabamız yoksa, çoğunlukla Fransa yahut İtalya ile başlar. Yunanistan'ı saymazsak diğer sınır komşularımıza ziyaret amacıyla giden çok çok azdır. Son yıllarda bu durum biraz değişmeye başladı. Zamanında seyahatlerime katmak için çırpındığım ama o berbat koltuğundan kaldıramadığım bloğumuzun tembel yazarı Okan bile Çukurcuma-Ayvalık istikameti dışında yurt içi ve yurt dışı gezileri yapmaya başladı. 



Avrupa'dan sıkılmış bir seyahat düşkünü olarak (kişisel görüşüm bu. Avrupa'da 5-6 ülke dışında görmediğim yer kalmadı ve artık her kentin üç aşağı beş yukarı aynı özellikler taşıdığını düşünmeye başladım) ana akım rotaların dışına çıkmaya özen göstermeye karar verdim. Bu kararı uyguladığım ilk yolculuğum Gürcistan oldu. Ankara-Hopa (Batum) uçağı teknik arızalar (!) yüzünden kalkmayınca (aslında uçakta sadece iki yolcu vardı) mecburen İstanbul aktarmalı gittik.


İşin garip yanı Hopa ve Batum aynı havaalanını paylaşıyor. Yaklaşık 150 dolar fazla ödememek için Batum yerine Hopa'yı işaretlediğimizde olanlar saçmalığın daniskası: Gürcistan'a giriyor ve tekrar çıkıyorsunuz. Bir otobüs sizi Hopa'ya geri getiriyor. Hopa'dan sınıra kadar adam başı 10 tl'ye taksi tuttuk. Şu ana kadar gördüğüm en çirkin ülke sınırını yayan geçtik. Gürcistan'a girişler vizesiz ve problemsiz. Bir tek sınırda fotoğrafınızı çekmeleri sinir bozucu. Gürcistan tarafında ise İstanbul şivesiyle Türkçe konuştuğunu iddia eden sempatik taksici bizi Batum'a götürdü. Toplamda 20 Lari (Gürcü para birimi) ödedik. Gürcistan'da Türk parası geçse de Lari kullanmanızı öneririm.


Her yeni kente girişte anında notunu veren (çoğunlukla sıfır verir) kadim dostum Alp bile Batum'da kaldığımız iki gün boyunca kararsız kaldı. Batum gerçekten çok garip bir kent. Öncelikle nefis bir sahili var. Gayet iyi düzenlenmiş bir sahil yolu, bisiklet ve yaya için düşünülmüş uygulamalarla son derece güzel. Kentin merkezinde çarlık Rusya'sından ve Sovyetler'den mimari örnekler yanyana. Ancak asıl sorun yeni yapılmakta olan son derece zevksiz plazalar ve binalar. Kentin hemen her yeri inşaat. Sahilden uzaklaştıkça hemen her sokakta bir iş makinesine rastlamak mümkün. Altyapı korkunç. En ufak bir yağmurda her taraf göle dönüyor. Kent merkezinden iki sokak uzaklaşınca sanki yüzyıldır usta eli değmemiş binalar var. Bir çok ev harabe halinde.

Yemekler ayrı bir yazının konusu

Kentte servis sektöründe çalışanlar çat pat ya da bazen iyiye yakın derecede Türkçe biliyor. Zaten cami çevresinde bir de Türk mahallesi var. Karadenizliler'in işlettiği restoranlar ve kafelere başta hiç prim vermediysek de Türkiye Kupası final maçını izlemek için tükürdüğümüzü yaladık ve vasat bir Türk kahvesi ve enfes Gürcü maden suyu Borjomi (bu başka bir yazının konusudur) eşliğinde bir Alex resitali izledik. Burada tavsiyem Kafkasya'da Türk kahvesinden uzak durun.

Yorumlar

  1. Batum'a gitmeden önce yemeklerini kesinlikle yemememiz gerektiği konusunda uyarılmıştık. Sahil tarafında şimdi adını unuttuğum büyükçe bir restaurant gözümüze temiz görünmüştü. armut suyunu ve meşhur pidelerini orada tattık. Fiyatlar ortalamaydı. ama türk turistlere çok fazla iyimser baktıklarını söyleyemem doğrusu.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…