Ana içeriğe atla

Konuk Yazar Evren Sunar: Almanya Gazlı İçecek Rehberi

Kısa süre sonra başlayacak "Bira ve Almanya" yazılarından önce şimdilik gazlı içecek rehberine başlayalım. Hazır Berlin içecek rehberinin üzerinden uzun bir süre geçmişken Türkiye'de bulunmayan ya da az tanınan bir kaç markaya göz atalım. Ne Okan ne de İmerhan gibi Coca Cola'ya alternatif bulma eğiliminde değilim ama farklı bir marka ya da yeni bir tat görüncede denemeden duramayanlardanım. Bu merak bazen hayal kırıklıklarına yol açsa da arasıra bulunan güzel lezzetler işin kaymağı oluyor. Sitenin diğer yazarları gibi yerel gazoz manyağı biri olarak gittiğim her yerde yerel gazoz markalarını mutlaka denerim (Bizim bir "Avam Kahvesi" şansımız olmadığı için tek çözüm bu). O yüzden Almanya'daki gazoz ile Sprite arasında bir tat olduğunu düşündüğüm "Weisse Limo" (Beyaz limonata ya da limonlu gazoz olarak da anılabilir) denilen içecekten mümkün olduğunca denedim ama gerçekten neredeyse hepsi birbirinin aynısı ve hiçbiri bir Türk gazozu değil. Kola piyasası ise almış başını gidiyor. Hemen hemen her market zincirinin kendi kola familyası (Cola-Fanta-Sprite üçlemesi olarak düşünün) mevcut. Bunlara bir de Alman icadı "Cola-Mix" ya da diğer adıyla "Spetzi" (Selpak, orkid, Jeep gibi ürüne adı ile damga vurmuş bir marka) eklenince bir anda karşınıza takip edilemeyecek bir marka kalabalığı çıkıyor. O yüzden mümkün olduğunca market markalarına bulaşmıyorum. Bize göre daha çok içecek tüketen bir millet oldukları için marka sayısı da doğal olarak çok fazla. Ama birçok yerde bulunan markaları tadarken denk geldikçe bölgesel tatları da es geçmemeye gayret ederim.

3 içilmezler
Örneğin şekersiz ve limon aromalı sodalara pek benzemeyen "Alaska" gazozu (Ya da gazozumsu içeceği dersek daha doğru olur). Ötinger gibi Almanya'nın ucuz bira üreticisi bir firmadan da daha iyisi beklenemezdi zaten. Çöle düşmüş bedevi hesabı logosundaki kutup ayısından uzak durmayı tercih ediyorum ve bir daha Alaska ürünlerini denememeye ant içiyorum (Birasını da sevmem zaten bunların). "Club Mate"i sevmemiş biri olarak "Top Mate"e şans verirken biraz tedirgindim ama etiketin üzerindeki edebiyat parçalamalarını okuyunca bir şans vereyim dedim (Mate'in Güney Amerika'da yetişen bir bitki olduğunu ve çay ile beraber ferahlatıcı ve serinletici bir içecek oluşturduğu tarzında bir açıklama). Yüksek orandaki kafein miktarı da cezbedici geldi ve kaçınılmaz son... Mate'in kralı sayılabilecek Club Mate neydi ki çakması Top Mate ne olsun? Alkolü alınmış ve biraz da eksitilmiş dandik bira tadindan dolayı üç gün boyunca içeceklerden soğudum. Almanya'ya gelip bu içeceği deneyeceklere tavsiye; adında Mate olan bilimum markadan uzak durun!

Bir diğer hayal kırıklığı da "Carpe Diem". Daha önce "Cranberry" versiyonunu denediğim ve fena bulmadığım bu içeceğin bu sefer Classic versiyonunu denedim. Ama tadındaki o ekşimsilik ve asit oranı hiç hoşuma gitmedi. Eskiden kendi imkanlarımızla yaptığımız (Halısaha sonrası resmi içeceği) vişne-soda'nın üç gömlek altı bir ürün olarak hafızama kazıdım bu Carpe Diem'i. Adı her ne kadar afilli de olsa tadı sınıfta kaldı.

 
Okan'ın daha önce burada bahsettiği "Afri Kola"yı ele almadan geçemedim. Afri Kola'ya alışmak Türkiye'deki kolaya alışmış biri için gerçekten çok zor. Daha az şekerli ve asit etkisi neredeyse yok denebilecek kadar az. Ama Kült bir marka ve 2000 yılından önce satılması ve tad değişikliği yapmasından dolayı kaybettiği müşteri hacmini tekrar kazanma yolunda ilerliyor. Bunda daha önce düşürülen kafein oranının tekrar yükseltilmesinin de etkisi var. Gerçi bu olay hayıra vesile oldu ve Fritz Cola ve Premium Kola gibi iki Kült marka doğdu (Ki bu markalardan Okan daha önce bahsetmişti). Bu iki markayı daha sonraki bir yazıda detaylı olarak inceleyeceğiz. İki marka da tadlarından ziyade kuruluş hikayeleri, şirket politikaları ve ilginç stratejileri ile konuğumuz olacak.

Dr. Pepper'ın Amerika versiyonu nasıldır bilemem ama Almanya versiyonu için Okan'a birazda olsa katılıyorum. İçmeden burnunuza gelen kayısı çekirdeği kokusu iyi ama içerken bu tad biraz rahatsız ediyor. Belki de yıllarca filmlerde gördügümüz ve gözümüzde büyüttüğümüz için yaşanan hayal kırıklığı büyük oluyor. Gerçi adam şişenin üzerine yazmış "Can You Handle The Taste?" diye. Kaldırmak zor tabi bu tadı.(Sonradan gelen ek: yazıyı yazdıktan iki gün sona tekrar içtim bu sefer daha az rahatsız eden bir tadı vardı ama yine de benim için bir vazgeçilmez olamaz)

Mintax ve kardeşi
En sonda ise bana göre Cola-Mix'lerden sonra Coca Cola'ya tercih edeceğim yegane içecek "Mountain Dew" ve "Mountain Dew Red Code" var. Red Code tad olarak Dr. Pepper'a benziyor. Ona rakip bir ürün olarak piyasaya sürüldü. Çok hoş beş olmasam da yine de Dr. Pepper'a tercih ederim. Yeşil şişedeki klasik Mountain Dew ise (Arkadaşlar arasında şişesinden dolayı Mintax olarak adlandırırız) dediğim gibi benim için Almanya'daki en muazzam gazlı içeceklerden biri. Tad olarak bizim gazozlara benziyor ama tam olarak gazoz diyemeyiz (Nasıl bir içecekse artık!). Limon aroması tam yerinde ve ne şeker ne de asit oranı rahatsız etmiyor. Tek olumsuz yanı ise sadece kutu ve yarım litrelik şişe seçeneklerinin olması ve her yerde bulunmaması. Büyük litreli seçenekler çıkarsa koli koli yığarım eve (Ne kadar severmişim ben bunu). Yukarıda bahsi geçen Cola-Mix türevleri tamamen bir yazı konusudur ve o da kısa sürede burada olacak. Ayrıca enerji içeceği, aromalı alkollü içecekler incelemeleride yakında gelebilir (Garanti vermeyelim de gelmezse mahçup olmayalım).

Yorumlar

  1. bende almanyadayim ama mountain dew bizim buralarda yok nereden bulabilirim acaba?

    YanıtlayınSil
  2. Tam olarak nerede oturuyorsun bilmiyorum ama genelde marketlerde degil getränkemarkt (icecek marketi) yada benzinliklerde oluyor.Hatta su anda Aral istasyonlarinda kampanyasi var.

    YanıtlayınSil
  3. aynen Aralda buldum.danke.Bira ile ilgili bir kac soru soracaktim ama konuyu dagitmayim.yazilar baslayinca sorarim artik.

    YanıtlayınSil
  4. bulmana sevindim.begenirsin umarim.sormak istedigin birsey olursa https://twitter.com/evrenulgen den sorabilirsin.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…