Ana içeriğe atla

İki Mekan

Askaroz balıkçısı (Eski dükkan)
Askaroz Balıkçısı: Aslında bu yazıyı emekli blog yazarımız Adil yazmalıydı. Çünkü  mekanı ondan öğrendik. Fakat daha önce dediğimiz gibi Adil uzun zaman önce yazmayı bıraktı. Geleceğin "star mimarı" şimdilik marka projelerle uğraşmakla meşgul. Dileriz en kısa zamanda eline kalemini alıp aramıza döner.

Balık çorbası
Askaroz balıkçısı "Beyoğlu'nda ucuz ve güzel balık nerede yenir?" sorusunun belki de tek cevabı. Mekanda içki servisi olmasa da karşı tarafta duran şahane binanın (İngilizlerin kiremit kaplı apartmanlarına benziyor) en alt katındaki Divers Club'a servis yapıyor. Burada binbir çeşit içki bulmak mümkün.



Yemeğe ilk balık çorbası ile başlıyoruz. Suyunun duru olması canımızı sıksa da lezzeti yerinde. İçinde bulunan löp balık etleri kokusunu güzelce salmış. Soğuk havalarda en azından yarım porsiyon söylenip açılış yapılmalı. Balık olarak seçenek çok. Mevsiminde denk gelirse tekiri şahane. Mezgiti ince dilimler halinde yapıyorlar, sardalyayı ve hamsiyi ise tavada. Büyük balık denemedim ama ızgarasını yiyen müşteri çok. Personel sıcak kanlı ve güler yüzlü.  


Buranın bir diğer artısı bol ve taze salatası. Ortaya duble büyüklüğünde gelen tek porsiyon salatanın fiyatı da çok uygun. Mekan oldukça sade ve salaş. İçeride topu topu üç masa var. Balıklar plastik tabağın üzerine kağıt konularak servis ediliyor.



Fiyata gelince iki porsiyon balık (İstavrit, sardalye veya hamsi) büyük bir salata ve balık çorbası yanına da kola toplam 25 tl. Beyoğlu'nda bu fiyat-kalite skalasında mekan bulabilmek neredeyse imkansız. Hele hele Divers Club'ta bu yemeği rakı ile şenlendirirseniz demeyin keyfinize. Askaroz Balıkçısı Süslü Saksı Sokağı'nın en dibinde.

Ek: Yazıyı yazdıktan bir ay sonra dükkan caddenin 20 metre ilerisinde daha geniş bir yere taşındı. Mekan salaş (Bu kelimeye daima sinir olurum) ruhunu kaybetse de lezzet kalitesinde değişiklik olmamış.


Dönerci Şahin Usta: Diğer yazıyı nasıl Adil'in yazması gerekiyorsa bu bölümü de İmerhan yazmalıydı. Çünkü İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olarak okul yıllarında sürekli bu mekanda tıkınıyordu. Fakat İmerhan'ın inişli çıkışlı psikolojisi şu an iniş yönünde seyir halindeyken ona yazı yazdırmak ne mümkün!



Şahin Usta Kapalıçarşı'nın Kılıçcılar Kapısı'nın hemen önünde bulunuyor. Dükkanın büyüklüğü taş çatlasa 6 metrekare. Fakat öğle vakti döner almak için uzun kuyruğa giriyorsunuz. Burada iki çeşit ürün var. Ekmek arası ve pide arası. Biz spesiyali pide arasını deniyoruz. Usta, tırnak pideyi silme dönerle dolduruyor. İçine domates, soğan ve dileyene turşu. 



Pideyi ikiye katlayıp sarıyor kağıda. Fiyat uçuk, 10 TL. Ama döner şahane. Benim gibi kuru kuru döner yemeyi sevmeyenler için Şahin Usta çok cazip bir mekan değil. Ama saf döner eti peşindeyseniz bir kereliğine bile olsa denemeye değer. Üniversitesinin Mercan (Yokuşun hemen başında) tarafındaki çıkışında ise yine sadece ekmek arası döner satan Sebil Büfe var. Burası tarihi bir sebilden devşirilip şirin bir büfeye çevrilmiş. 



Saf ekmek arası döner manyakları için Sebil Büfe de tavsiye edilebilir. İki mekanın da bence en büyük eksikliği dönere sos koymayışları. Sossuz döner hem çabuk soğuyor hem de gereğinden fazla kuru oluyor. Fakat sadece döner satarak uzmanlaşan bu mekanları kebaba, tosta bulaşmadan hayatlarını devam ettirebildikleri için bile takdir etmek gerek.

Yorumlar

  1. Kıymalı olduğu her halinden belli.Neyini öneriyon bu dönerin anlamadım ki

    YanıtlayınSil
  2. kofteyi kiymali diye yemiyor musun.neyi anlamadin

    YanıtlayınSil
  3. Güzel bir dönere benziyor, ancak biz de sizin gibi döneri kuru kuru yemeyi sevmiyoruz, Döner Sosla Yenir! diyoruz. Ne zamandır da sizi dükkanımıza bekliyoruz? :)

    YanıtlayınSil
  4. teşekkürler. evet bir türlü gelemedik. ülkeyle hep gelmeyi düşünüyorduk. hatta ülkeye buradan mesaj göndereyim "ülke, haftaya gidelim mi? ne dersin?"

    YanıtlayınSil
  5. Fiyatları belirtmeniz şukuluk bir hareket. 10 lira biraz çok olmuş ama denemeye değer. Yaprak döner olsa gönülden verirdim 10 lirayı. Çok az mekan kaldı yaprak döner yapan. Her yer kıyma döner doldu.

    YanıtlayınSil
  6. artık küçük evi de yazmanın zamanı geldi bence. bekle bizi paşa...

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…