Ana içeriğe atla

Midilli Adası'nda Uzo ve Meze Kültürü 2 - Plomari Uzoları

Midilli Adası’nda uzo ve meze kültürü serimize Midilli’nin uzolarını tanıtarak devam edeyim. Bir çok kişiden, desteksiz atılan ‘Bizim ağız tadımıza en uygun uzo X uzosuDUR’ lafını işitince, Midilli’nin uzolarını dilim döndüğünce anlatmak farz oldu. Sadece ama sadece sizler için bizzat galon galon uzo içip, test ederek bu naçizane listeyi hazırladım.

Midilli'nin uzoları,genel görünüm
Midilli’nin güneyindeki Plomari kasabası uzonun ilk üretildiği yer olduğundan, ben de saygımdan ötürü önümü ilikleyip, işe Plomari’nin uzolarını tanıtarak başlayayım.
19.yy’ın sonlarına doğru Plomari limanının ticari ve sanayi açıdan önem kazanmasıyla, uzonun gelişimi birbirine paralellik gösterir. Plomari’de uzo, tersanelerde ve fabrikalardaki ağır çalışma koşullarında gün boyu çalışan işçinin evine gitmeden önce gevşemesi, günün yorgunluğunu atması ve biraz da keyfi için tükettiği bir içki olmuştur. Bu sebeple hala, uzo evden ziyade dışarıda, kafeneio’da ya da uzeria’da tüketilen bir içkidir.

19.yy'ın sonlarında Plomari
Midilli merkez kasabası ve Plomari arasında bir uzo rekabeti vardır, ancak şahsi görüşüm, Plomari uzolarının genelde daha iyi olduğu yönündedir. Tabi bunda, dünyanın en kaliteli anasonunun bulunduğu komşu Lisvori köyünden gelen anason ve birçok aromatik bitki ve Plomari’de denize dökülen Sedountas ırmağının suyu da muhakkak etkili olmuştur. Burada tanıtacağım Plomari’de üretilen uzolar Varvayani, Pitsiladi, Yannaçi ve Plomari/Isıdoro Arvaniti markalı uzolardır.


Lisvori köyünde anason hasadı
Varvayani Uzo: Plomari’nin kaderi, Odessa göçmeni Efstathios Varvayanis’in 1860 senesinde kasabaya varmasıyla değişmiştir. Biraz mübalağayla, o güne kadar ağızlarına alkol namına bir şey sürmemiş, kahve, koruk suyuyla ömür tüketen Plomarililer, büyük büyük dede Varvayanis’in kasabaya varıp ilk uzoyu üretmesiyle, kendilerini uzoya vermiş, varını yoğunu uzo tavernalarına kaptırmıştır. Bu açıdan Efstathios Varvayanis’in Plomari folkloruna katkısı tartışılmazdır. Varvayanis dede, Plomari’ye gelirken İstanbul’dan edindiği uzo kazan ve imbiklerini de yanında getirmiş. Böylelikle mavi etiketli ve %46 alkollü Varvayani uzoyu üretmeye başlamış.

çok sarhoştum, hatırlamıyorum

Beş nesildir uzo üreten Varvayani ailesi yıllar içinde daha yumuşak olan %42 alkollü yeşil etiketlisini, ve gözünü karartarak %47 alkollü Evzon’u ve %48 alkollü Aphrodite’i de üretmeye başlamış. 

dört büyükler

Pitsiladi Uzo: %40 alkollü olmasına rağmen fiyat açısından en tuzlu, lezzet açısından ise en tatlı uzodur. Kanımca, ilk tercih edilmesi gereken uzolardan biridir. Plomari’de ufak bir dükkanda odun kazanında üretilmektedir. Zamanında Bergama'da şarap üreten Pitsiladi ailesi, Plomari'ye gelince uzo işine de el atmış. Etiketinde, Midilli'nin armasında da yer alan kartal vardır.
Vasilis Pitsiladi imalathanesinin önünde, 1929


Yannaçi:. Rakıcı ekolünden gelen Dimitris Yannaçi’de 1932 yılında Yannaçi uzoyu üretmeye başlamış. %40, %42 ve %45 alkol dereceli olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır. Lezzetli bir uzodur.  

Yannaçi uzo: aman retro, canım cicim retro

Plomari Uzo/Isidoro Arvaniti: Yunanistan’da, hatta yurt dışında en çok tüketilen uzolardan birisi olmasına rağmen, Midilli’de içenine gerçekten hiç rastlamadım. Kendim de bizzat o uzo içilen mekanları köy köy, kasaba kasaba gezerek teftiş edip ve halkın nabzını tutarak bu enteresan gerçeği teyit ettim. 
Yıllar evvel bir uzo festivalinde, kadim dostum Alp'e piyango vurmuş, bu uzodan bir koli ve tavla seti kazanmıştı. Ancak o uzoları Midillili eşe dosta dağıtsak da gönülleri pek razı olmayarak kabul etmişlerdi. Bu uzo piyangosu hikayesini ve diğer maceralarını daha sonra Midilli'de Türk dövmek isimli bir yazıda anlatmıştı. Ben tekrar etmeyeyim. Linki burada
bir koli beleş uzonun yüzümüzde açtırdığı güller 
Bundan sonra ise Midilli'nin diğer uzolarına sıra gelecek,onları da tanıtacağım.

Yorumlar

  1. Ayvalık'taki evimize Midillili dostlarımızın getirdiği şişeleri, çocukluğumdan sonra ilk defa bu yazıda gördüm. 89-90 yılına gittim bir anda, ne güzel fotoğraflar, ne güzel isimler...

    YanıtlayınSil
  2. Eylülde Midillideyim. tek tek hepsini içmek istiyorum. Çok güzel bir yazı. Elinize sağlık

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Balıkesir Lezzet Turu 2: Ayvalık

Lezzet turumuzun ikici etabında Ayvalık var. Ayvalık'a varınca sorulacak ilk soru: Ayvalık tostu nerede yenir? Cevap ise basittir. Tansaş'ın yanında dizili olan tostçuların hepsi. Fakat arasında biri var ki ekmeği, malzemesi ve yapılış şekli hepsinden üstün, Mesut Büfe. Bir adet karışık Ayvalık tostu ve Tanık marka ayranıyla lezzet turunuza başlayabilirsiniz.


Eğer perşembe günü Ayvalık'a uğrarsanız pazarına denk gelebilirsiniz. Körfezin en renkli pazarı burada kurulur. Pazar için taa Midilli'den her hafta yüzlerce Yunanistan vatandaşı adaya akar.



Pazarda meşhur pembe domates, arapsaçı, radika gibi ege otları, dolma yapmak için kabak çiçeği ve en doğalından sepet peynirlerini alabilirsiniz. Eğer sabah geldiyseniz kabak çiçeklerini ağzı kapanmadan alıp, Güler Tatlıhanesi'nden lor böreğini yiyerek keyfinize keyif katabilirsiniz.



Benim gibi pazara geç uğrarsanız lorlu börek çoktan bitmiş olur. Sakın üzülmeyin, tatlıhanenin diğer spesiyelleri ise damla sakızı dondurmas…

İstanbul Hamam Rehberi 5: Beyoğlu Hamamları

Hamam turumuza Beyoğlu hamamlarıyla devam ediyoruz. İlk hamamımız Galatasaray Hamamı'nın 100 metre ilerisinde bulunan Çukurcuma semtindeki Ağa Hamamı.  Burası Beyoğlu'nun en çok tutulan hamamlarından. Hamam, sizi giriş kısmında güzel fıskiyeli bir havuzla karşılıyor.



Ama hamamın en büyük özelliği bu değildi. Zamanında burası İstanbul'un 24 saat açık bulunan yegane hamamıydı. Eskiden beri eğlence mekanı olan Beyoğlu'nda gecelemek isteyenler, evine gidemeyenler veya gitmek istemeyen çapkınlar (ünlüler de dahil) ve hatta sarhoşlar bu hamama gelip uyurlarmış. Fakat artık maalesef bu gelenek devam etmiyor. Ayrıca son dönemlerde çok popüler olan "hamamda kına gecesi" eğlencesinin de Galatasaray Hamamı'yla birlikte en çok tercih edilen hamamıdır. 2014 güncel fiyatlar: Giriş 40 tl, Kese ve masaj 5'er tl'dir. Yağ masajı ise 35 tl.


Yıllar sonra gelen edit: Bu hamamın şu sıralar unisex hamam olarak da hizmet veriyor. Ama sadece yabancılara. Yönetici Hüseyin …

İstanbul Hamam Rehberi 3: Unisex Hamamlar

Yeni jenerasyonun hamamdan kopmasının en büyük etkeni de hamamdaki cinsiyet ayrımı (ikincisi ise turistikleşen hamamların fiyatlarının uçuk boyutlara ulaşması olsa gerek). Grup halinde hamama gitseniz bile ikiye bölünmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi otellerde gıcır gıcır hamamlarda böyle bir ayrım yok. Fakat buraların hem fiyatları uçuk hem de tarihi dokuyu otelin içinde canlandırma çabaları, hamam severleri pek de tatmin etmiyor. İstanbul'da orijinal olarak inşa edilmiş üç adet unisex hamam var.

Birincisi Süleymaniye Cami'sinin hemen yanında bulunan şatafatlı Mimar Sinan yapısı (1557'de yapılmış) olan "Süleymaniye Hamamı". Ama bu unisex hamamın bir kriteri var. Türkler tek başlarına hamama giremiyor (internet sitesi bile Almanca, İngiliz ve İspanyolca, Türkçe yok). Bu yüzden turist arkadaşlarınızla beraber hamama girebiliyorsunuz. Bu saçmasapan kuralı suistimal edenleri (yabancılara benzeyen sarı saçlı arkadaşınızı alıp hamama girmek) engellemek için yabancılard…